10 Nisan 2015 Cuma

Vintage bir emaye çelik tencerenin hikayesi


Neden tencere?

Çünkü bazen dibim tutuyor benimde,  bazen ocakta unutuluyorum kızıyorum, bazen ağır ateşte kısık kısık demleniyorum, her tencere gibi bir kapağım var benim de :) Hayatta en sevdiğim şeyler çelik ve emaye bana can veriyor, dandik plastikler değil :)  Eskiden çok yazardım, hem yazıp hem oynar, hayal eder, hayat verir, sunduğum şeyin bana geri dönüşünün keyfini çıkarırdım. Hep çok eğlendim diyemem ama hayatın bana sunduğu şeylerin keyfini çıkarmayı hep bildim. Bu aralar biraz canım sıkkın, kendime dönmem lazım. İçime bir sormam lazım; sen nasılsın, nasıl gidiyor? O yüzden çok uzun süre önce kaldırıp bir tarafa koyduğum sonra orda olduğunu bile unuttuğum ama görünce şaşkınlıkla karışık sevindiğim, belki çok değil sayılı kişiye açıp gösterdiğim bir şeyi tekrar hatırlamak istedim. Hem dibi kara olduğu için, hem iç içe konduğu matruşka bebeği misali olduğu için hem içinde bir sürü şeyi harmanladığı hep ürettiği için ola ola vintage bir emaye çelik tencere oldum :) İşte benim hikayem başlıyor. Var mısın kaynatalım :)

1 yorum: